Kiracı Ev Sahibine İcra Takibi Başlatabilir Mi

Kiracı Ev Sahibine İcra Takibi Başlatabilir Mi?

Ev sahiplerinin kira tahsili nedeniyle kiracılara icra takibi başlatması konusu uzun yıllardır var olan bir durumdur. Kiracıların kira sözleşmesiyle doğan borçlarını ev sahiplerine ödememesi durumunda, kiracı ev sahibine icra takibi başlatabilir mi sorusu sorulmaktadır. Alacaklı konumundaki ev sahipleri, kiracıların ödemelerini gerçekleştirmemesi durumunda icra takibi başlatılabilmektedir.

Dava yoluna gitmeden önce tarafların aralarında anlaşma yoluna gidilmesi önemlidir. İcra ve İflas Kanunu madde 269’da icra takibi gibi uzun süreli davalardan kaçınmak için yer alanlara göre kira alacaklılarının doğrudan icra daireleri aracılığıyla pratik ve hızlı bir şekilde alacaklarını tahsil etmesi söz konusudur.

İcra ve İflas Kanunu madde 269’da kiraya veren olan alacaklı, kiracı olan borçlunun kira borcunu tahsil etmek için mahkemeden önceden bir hüküm alma ihtiyacı duymadan direkt icra dairesine başvurabilmeye ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Bu düzenlemenin amacı kira alacakları gibi düzenli alacakların düşük masraflarla ve hızlı bir şekilde alınmasıdır.

Bu maddeye göre yalnızca konut ve iş yerleri kiraları değil, bu taşınmazların işletilmesinden kaynaklanan yan borçlar da alınabilmektedir. Örnek vermek gerekirse kira sözleşmesine bağlı olarak meydana gelen aidat ya da ortak giderleri kapsayan borçlar da bu durumda tahsil edilebilmektedir. Bu sayede ev sahiplerinin de kiracıların da hakları korunmakta, yasal sürece girme ihtiyacı duyulmamaktadır.

İcra Hukuku

İcra hukuku kira konusunda dikkatli incelenmesi gereken bir durumdur. Kira alacağının tahsil edilebilmesi adına iki farklı hukuki yol vardır. Bunlar alacak davası ve ilamsız icra takibidir.

Alacak Davası

Ev sahibi ya da kiraya vere taraf Türk Borçlar Kanunu madde 315’e göre kira alacağı için kiracıya en az 30 gün süre verir. Bu süre içinde kira tahsil edilmezse sözleşmeyi feshedeceğini kiracıya bildirir. Sonrasında alınacak miktarın tahsil edilmesi için dava açabilir.

Alacaklı taraf bu davayı kazanırsa elinde artık mahkeme tarafından kesinleşmiş bir karar olur. Bu sayede kiraya veren taraf ilamlı icra takibi başlatabilmektedir. Bu yöntem ilamsız icra takibine göre daha uzun sürebilmekte ve dava masraflarından dolayı pahalıya mal olabilmektedir.

İlamsız İcra Takibi

İlamsız icra takibi, kira alacaklısı kiranın tahsili için en hızlı yöntemler arasında yer almaktadır. Kiraya veren taraf kira sözleşmesini icra dairesine sunup direkt kiracıya ödeme emri gönderilmesini talep edebilmektedir. Kiracı bu ödemeye yedi gün içinde itiraz edebilir. Ancak itiraz etmezse ya da itiraz geçersiz sayılırsa takip kesin hale gelir. Böylece haciz işlemleri uygulanmaya başlanır.

Borç Tahsili

Kiracıdan borç tahsili sağlanabilmesi için iki farklı yöntemden biri uygulandığı durumlarda kiraya verenler, kiracının borçlarını ödemesini sağlayabilmektedir. Ayrıca icra takibine kant olabilmesi açısında taraflar arasındaki yazılı sözleşme de dava sürecinde kullanılabilmektedir.

Kiracı borcunu ödemediği müddetçe depozito iadesi gerçekleşmemekte ve eğer eve zarar verilmişse bu miktar depozitodan kesilebilmektedir. Ev sahiplerinin ve kiracıların haklarının korunabilmesi adına depozito mutlaka vadeli bir hesaba aktarılmalı, elden verilmemelidir.

Kira sözleşmesi yazılı olmayan durumlarda icra takibi ve dava gibi durumların süresi uzayabilmektedir. Kira sözleşmesi de dahil edilerek icra takibi başlatmak çok daha kolaydır. Kiracı takip talebinde yer alan kira akdine açıkça itiraz etmezse kira ilişkisini kabul etmiş sayılıp alacağın tahsili için itirazın kaldırılması ya da itirazın iptali için dava açabilir.

İcra takibi için takibe alınacak olan kiranın ödeme süresinin geçmiş olmasına dikkat etmek gerekir. Eğer kira ödemesi için herhangi bir vade belirtilmemişse kiranın ödeneceği ilgili ay yazılmalıdır.

Kira Bedeli Dövizle Belirlenebilir Mi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir